Bir damla kırmızı damlatıyorum yüreğimin fırçasından
Uzak diyarlarının ufuklarındaki kızıllığı andırması adına
Kızgın çöllerin ortasındaki en eşsiz vaha olan mescidin için
Yeşilin en güzel tonunu seçtim
Engin Ummanlardan rengini alan gökyüzü
Masmavi bir atlas gibi üzerini örtüyor şefkatle
Hicretinle ayrıldığın beldenin rengiydi
Hüzünle yaşanan hazan mevsiminin sarısı
Meftunun olan bulutlar sensizken
Grinin en koyu tonuna bürünmüştü
İkliminde boy veren güller
Mutluluğun tozpembesiyle tebessüm eder her bahar
Sırtını dayadığın ağaçlar gidişinle beraber
Çoktan yeşile veda edip kahverengiyle dost oldular
En sadık bekçin olan mağara ağzındaki güvercinin tüylerinde gördük
Beyazın en merhametli dokunuşunu
Hasret morlarımızı geride bırakıp
Umut eflatunlarıyla koşuyoruz asrına
Cehalet siyahının üzerini
Şefkat ve merhametinin aklarıyla boyuyoruz
Ebru misali
Hoşgörüyle dokunuyoruz fırçamıza
Devrindeki güzellikleri nakşetmek adına
Tıpkı senin yaptığın gibi Efendim
Batılı Haktan ayırmak için hoşgörüyle
Dokunduğun yürekler misali
Kadifemsi bir dokunuşla dokunuyoruz yürek denilen mana suyuna…
İLKNUR DOĞANAY
hayırlı cumalar kardeşim selam ve dua ile
Ne yaparsak yapalım içine aşkı kattığımızda o işe Cenabı Hakk'ın sonsuz sevgisinden bir parçayı katmış oluyoruz. O Vedud dur. hem seven hem sevilmek isteyendir.rızık verir, rızık istemez merhamet eder merhamet istemez vs.., fakat sevgi verir sevilmek ister. ’’O onları sever ,O da onları sever.’’
Aşk acıyı bala dönüştüren iksirdir.bu iksiri bulanların en büyüğü de hüzünlerin peygamberidir.bin sevincin veremediğini bir acı verebilir. Acını Aşk santralinde bitimsiz bir enerjiye dönüştürmeye bak.hatırla ki kalp nükleer güç merkezidir.umuttan sözettiğin herdem AşK dan söz ediyorsundur.çünkü umut aşkın çocuğudur.
peki AşK tükenir mi ?o zaman umudum tükendi deme.çünkü umut aşk tandır.ve gerçekten seviyorsan muhabbet tükenmez çünkü muhabbet ırmağının kökü Allah dan çağlar.Eğer tükeniyorsa onun adına aşk değil tutku denir.Tutku tutuklar aşk özgür kılar.
Bir duygunun aşk mı tutku mu olduğunu anlamak istersen rengine bak.Karasevda mı, ak sevda mı?sevdanın karası körleştirir akı özgür kılar.özgür kılan aşka Kuran lisanında muhabbet denir.muhabbet yüreğe düşmüş tohumdur.muhabbet tohumu yürek toprağında bire yediyüz verir.insanın harcadıkça çoğalan tek sermayesidir.o yüzden sevgiyi vermekten korkmayın.
üzerine gelen kara yüzleri ancak muhabbetin siperine sığınarak savuşturabilirsin.sen kazanırsın çünkü sen aşkın ,muhabbetin cephesinde yer aldın.bu yolda ayağına diken batmışları,kalbini kanatmışları,taşın altına kalplerini koyanları unutma.taşın altına koyacak yüreğin yoksa bari elini koy.hiç bir şey koyamıyorsan koyanlara saygı duy.
istanbulun mekkenin kahirenin kardeşleri olduğunu unutma.yeryüzünde acı çeken kardeşlerin olduğunu yüreğinin Asya Avrupa Amerika tarafları olduğunu unutma.Hesabını yaparken aklında bir şey olmalı,bir unsuru hiç aklından çıkarma!
’’ELDE VAR AşK’’ eğer aşkın muhabbetin sancın varsa gerisi sıfır olsa ne yazar???
Kalpte ne varsa o damlar ve tekrar ait olduğu yere döner damlalar... Kimliğin kilididir kelimeler… Kibar kalpten kelamın kibarı damlar, kem kalpten de kem kelime…
Boş değildir kelimeler, boş olanlar bile bir boşluğu ifade eder… Hiçbir kelime de boşlukta kalmaz, bir kalbe konuk olur… Keder kelimeleri kederliler kapar, kimsesizlerinkini kimsesizler tutar, sevinçliler sevinçlileri sevindirir… Yaslıları yaslandırır yaslı kelimeler…
Hikmetin kabı, mananın kılıfıdır kelimeler… Mana denizi kabardığında kelime dalgasıyla vurur yürek sahillere… Sahile değişik şekiller verir bazen nazlı, bazen hırçın vuran dalgalar… Engin denizlere yelken açmak da kelime teknelerine binmekle olur… Denizle sahil arasında gelgitleri oynar kelimeler…
Kimse kaçamaz kader kelimelerden ve kader olan kelimelerinden… Kem bir kelime kendinin yazdığı yazgıdır ve tekrar sahibine yansır… Hased hasisliktir, sahibini yakar… Gıybet kendini dişlemektir… Zan zulmü, zamansız yakalar kişiyi…
Kelime varsa bir kalem vardır… Bir kelimedir kâinat… Kâinatı "Kün" ile yazan kader kalemi, her bir kalbe de ayrı bir imza atmış, her ömre farklı bir yazgı yazmıştır… <******> Motif motif çizmiştir "an"ları, desen desen yapmıştır yolları…
Kün kaleminin ucundaki zerrelerle yazılmıştır kâinat… Galaksilerin kavislerinden, kelebeklerin kanatlarına aynı mühür konmuştur; "Vav"… Aynı kalem kalbin göz bebeğinden göğün göğsüne bir çizgi çekmiştir; "Elif"… Ve insan her bir şeyde "Hu" yu okusun diye yaratılmıştır.
Kâinata ve kalbe yazılanlara iyi okumak güzelliklerle bezenmektir… Kem kelimelerle kirletmez kalbini… Hikmet konuşmak varken gıybet etmez, tefekkür ederken hasislik düşünmez, güzelliklere nazar ederken zanna zamanı kalmaz…
Hayatıyla bir "Elif" yazar, "Vav" vuslatıyla yürür, yüreği "Hu" okur..
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. Biri ecdadıma saldırdımı,hatta boğarım!... -Boğamazsın ki! -Hiçolmazsa yanımdan kovarım. Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam; Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam. Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale; Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale! Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum! Kanayan bir yara gördümmü yanar ta ciğerim, Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim! Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım. Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım! Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu... İrticanın şu sizin lehçede ma'nası bu mu?